|
Rett Sendromu yalnızca kızlarda görülen nörolojik bir bozukluktur. Rett Sendromu’ nu ilk olarak 1966 yılında Avusturyalı doktor Prof. Andreas Rett tanımlanmıştır.
Bu hastalık doğuştandır. Araştırmacılar henüz bir neden veya tedavi bulamamıştır. Şu an için genetik bir bozukluk olduğu düşünülmektedir. Doğan her 10,000 kız çocuğundan biri bu rahatsızlığa yakalanmaktadır.
Rett Sendromu tanısı nasıl konur?
· Bebeklikte, çocuğun görünüşte normal ya da normale yakın ilerleme gösterdiği kısa bir dönem.
· Gelişmede, birinci yılın sonundan gerileme başlayıncaya kadar süren bir duraklama dönemi.
· Konuşma ve el hareketi yeteneklerinin kaybolduğu, 9 ay ile 30 ay arasında meydana gelen gerileme dönemi.
· Tekrarlanan el hareketlerinin gelişmesi (el oğuşturma, hafif biçimde vurma, el çırpma, eli ağza sokma).
· Dik, gergin veya hantal görünüşlü bir vücut sekli ya da yürüyüş biçimi.
· Doğumda normal büyüklükte bir kafa çevresi fakat 5 ay ile 4 yıl arasında kafa büyümesinde yavaşlama.
· Yukarıda sayılan özelliklere yol açacak diğer bir hastalık, sendrom veya yaranın bulunmaması.
RS hastalarının arasında büyük bir çeşitlilik bulunmaktadır. Bu hastalığın tanısını diğer bazı özellikler de desteklemektedir.
· Solunum fonksiyonunda bozukluk: hiperventilasyon ve/veya nefes tutma ve/veya hava yutma.
· EEG’de anormallik.
· Sara – hastaların %50’sinden çoğunda çeşitli zamanlarda bazı tip sara nöbetleri görülmektedir.
· Spatisitede yasla birlikte artış. Kaslar giderek gerginleşir, eklem deformasyonlari ve kas harabiyeti meydana gelebilir.
· Bacakları geniş açarak yürüme (Rett Sendromlular’in yaklaşık yarısı kendi başına yürüyebilme yeteneğine erişir).
· Belkemiğinde normal dışı bir kıvrılmanın gelişimi (omuriliğin eğrilmesi).
· Büyümede gecikme.
RS’E GENEL BAKIŞ
Görülen Özellikleri ve Terapiler
Rett Sendromu’nun, otizm, beyin felci veya spesifik olmayan gelişme bozukluklarında olduğu gibi teşhisi çok zordur. Sağlık profesyonelleri RS’ i öğrenene kadar, sendrom bayanlarda nörolojik bir fonksiyon bozukluğu gibi algılanıyordu. Artık çoğu araştırmacı RS’in, önceden bilindiği gibi ilerleyen, dejenerasyon yapan bir hastalık değil, gelişimsel bir rahatsızlık olduğu görüşünde hemfikirlerdir.
|