baner

<< >> Play > Stop

Özel Arama
  
large small default
Alzheimer

 Alzheimer hastalığı, beyindeki sinir hücrelerinin dejenerasyonuna ve beyin dokusunun büzüşmesine neden olan bir durumdur. Beynin düşünce, bellek ve dili kontrol eden bölümlerini etkiler.

Genellikle 60 yaşın üzerindeki kişilerde görülmesine karşın 40 yaşındakileri de etkileyebilir.

Yaşlılarda demansın (zihinsel yetide azalma) en sık rastlanan nedenidir.

Organik beyin hastalıkları grubunda, nöropsikiatrik sendromlarla seyreden, temel bulgusu bunama olan dejeneratif beyin hastalığıdır.

Yaşlılıkla birlikte Alzheimer riski artıyor. Hastalığın bilinmeyen yönleri tek tek açıklık kazandıkça tedavi umutları da güçleniyor. Sis, Carl Sandburg 'un dile getirdiği gibi, bir yavru kedinin sessiz ve yumuşak adımlarıyla çöker. Önce eşyalarınızı bulamamaya başlarsınız; sonra sık sık kullandığınız sözcükleri, daha sonra en son tanıştığınız kişilerin adlarını anımsamakta zorluk çekersiniz.

Randevuları unutmak, evinizin yolunu bulamamak, telefon numaralarını karıştırmak gibi unutkanlıklar bir süre sonra rahatsızlık verici boyutlara ulaşır. Bu unutkanlık krizlerini önce gizlemeye çalışırsınız, ancak bir noktadan sonra olaylar kontrolden çıkarak yaşamınızın normal akışını bozar. Kaza yapmadan araba kullanamazsınız, yataktan kalkınca giyinmekte zorluk çekersiniz, her zaman yaptığınız işleri yapamaz hale gelirsiniz. Örneğin iyi bir piyano virtüözü iseniz, eski performansınızdan eser kalmaz; notaları bile okuyamaz hale gelebilirsiniz. Bütün bu aksiliklere önce gerekçe bulmaya çalışır, sonra bunların rastlantı olmadığını anlayarak büyük bir acı duyarsınız.

Size neler olduğunu anlamaya çalışırken, zihninizi kuşatan sis giderek koyulaşır. Çocuklarınız size yabancı gibi gelmeye başlar, korkunç kâbuslar rüyalarınızın dışına çıkarak, uyanıklık bilincinizi bulandırır. Öyle ki zamanla kol ve bacaklarınız, bağırsaklarınız ve idrar keseniz kontrolden çıkar.

Sessiz bir uyuşukluk ve teslimiyet hali içine yuvarlanırsınız; bir iki yıl içinde iyice yatağa düşersiniz; yatak yaraları ve pişikler ortaya çıkar; yutkunma zorluğu başlar. Bu aşamada ölüm yalnızca bir formalitedir.

Belirtileri kısaca şu şekilde özetlenebilir:

1.
Günlük yaşam aktivitelerini etkileyen bellek kaybı
2.
Günlük yaşam aktivitelerini yapmada güçlük
3.
Kelime bulmada güçlük
4.
Zaman ve mekan karmaşası
5.
Yargı ve karara varmada güçlük
7.
Sık kullanılan eşyaların yerlerini değiştirme
8.
Ruh hali yada davranışlarda değişim
9.
Kişilik değişimleri
10.
Sorumluluktan kaçınma


Hastalık, 1906 yılında Alman psikiyatrist
Alois Alzheimer
tarafından tanımlandığı zaman son derece nadir görülen bir hastalıktı. O yıllarda insanların çoğu genç yaşta öldüğü için hastalığın ortaya çıkma şansı çok düşüktü. O zamandan bu zamana yaşam süresi uzadığı için (ABD'de 47'den 77'ye çıktı) Alzheimer kendini gösterme fırsatını yakaladı. Bugün 4 milyon Amerikalı (75 ile 84 yaş arasındaki her 5 yaşlıdan biri, 85 ve yukarısındakilerin yaklaşık yarısı) hastalığa yakalanmış durumda. İnsan ömrünün her geçen gün uzadığı göz önünde bulundurulursa, önümüzdeki 10 yıl içinde bu sayının 6 milyona, 2050 yılında ise 14 milyona çıkacağı tahmin ediliyor. ABD'de bu hastalığın maliyeti yıllık 80-90 milyar USD civarında ve bir tek hastanın yıllık bakımı 47 bin USD civarındadır.

Genetik faktörler

AH ile ilişkili 3 kromozom saptanmıştır. Bunlar 21,14 ve 19. kromozomlardır. 21. ve 14. kromozomlar 40-50 yaşlarında başlayan AH ile ilişkili bulunmuştur. İleri yaşlarda başlayan AH ile ilişkili bulunmamıştır.

Kısa bir süre önce 19. kromozom üzerinde APOE-e4 adlı bir genin ileri yaşta başlayan (65 yaş üzeri)AH ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Bu gen günümüzde de birçok araştırmacı tarafından risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Bu gen hastalık yapıcı değil hastalığa karşı duyarlılığı artırmaktadır.

Alzheimer'ın patolojisi anlaşıldıkça başka sorular ortaya çıkıyor.

Hastalık bazı kişilerde 50 yaşlarında kendini belli ederken, niçin bazılarında 90'lı yaşlarda ortaya çıkıyor? Yanıtlardan biri kalıtsallık. Son 10 yılda araştırmacılar mutasyona uğrayan 3 genin hücrelerde A-beta üretimini arttırdığını ortaya çıkarttılar. Bu mutasyonlar soyaçekim yoluyla aile bireyleri arasında görülebilir. Ailesinde Alzheimer vakası görülen kişilerde hastalık büyük bir olasılıkla 60'lı yaşlarda ortaya çıkar.

Kalıtsal kökenli vakalarda Alzheimer'ın erken yaşlarda görülmesi nadirdir; tüm vakaların yüzde 3 ile 5'ini oluşturur. Hastalığın yaygın şeklinde kalıtsallık payı çok yüksektir.

Son çalışmalara göre anne veya babası Alzheimer'a yakalanmış kişilerin hastalığa yakalanma eğilimi, sağlıklı ebeveynlere sahip kişilere oranla, 3 mislidir. Hem annesi hem de babası hastalıklı kişilerde bu risk 5 misli artar.

Çevresel faktörler

Çevresel faktörler, genetik açıdan hastalığa eğilim taşıyan kişiler üzerinde, normal kişilere oranla daha etkilidir. Hangi çevresel faktörlerin hastalığı tetiklediği henüz tam olarak bilinmiyor.

Bu konuda Sally Luxon ve Diane Schuller adındaki ikizlerin örneği çok belirgin ipuçları içermektedir. Tek yumurta ikizi olan Sally ve Diane, aynı genleri paylaşır. Ohio'da büyüyen ikizler, gençlik dönemlerinde aynı, hemen hemen benzer bir yaşam sürmüşlerdir. 63 yaşına gelen Diane, yaşını hiç göstermediği gibi eşi ile seyahat etmekten zevk aymakta, çocukları, torunları ve 86 yaşındaki annesi ile gayet iyi geçinmektedir. Öte yandan Sally, ileri bir Alzheimer hastası olup, 1963 yılından bu yana hiç konuşmamakta, 1994 yılından beri de yürüyememektedir. Ne çocuklarını ne de torunlarını tanımaktadır.

Diane ve Sally bugün Duke Üniversitesi'nde yürütülmekte olan ''İkiz Alzheimer Hastaları'' çalışmasına deneklik etmektedir. İkisinin farklı kaderlerine açıklık getirmek çok zor olmakla birlikte, bilim adamları genet ik olmayan faktörleri gün ışığına çıkartmakta bu ikisinden çok yararlandıklarını itiraf ediyor. Kafa travması çevresel faktörlerin başında geliyor. Otopsi raporlarından yararlanan bilim adamları, kafa travmasının amiloid plaka birikimini tetiklediğini ortaya çıkarttı. Epidemiyolojik çalışmalar bu ani plaka birikimlerin etkisinin uzun süreli dolduğunu gösteriyor.

Örneğin 2 bin denek üzerinde sürdürülen 5 yıllık bir araştırma, kafa travmasının Alzheimer riskini 3 misline çıkarttığını ortaya koydu. Travma gibi, uyarı eksikliği de Alzheimer'a davetiye çıkartır. Dünyanın neresinde olursa olsun, eğitimsiz kişilerde hastalığın görülme sıklığı daha yüksektir. Son yıllarda Indiana Üniversitesi'nde, 65 yaşının üzerindeki Afrika kökenli 2. 200 Amerikalı üzerinde yürütülen çalışmaya göre, kırsal bölgelerde yaşayan ve 7 yıldan daha kısa süre eğitim alan kişilerin hastalığa yakalanma olasılığı, şehirlerde yaşayan eğitimli kişilere göre 6. 5 mislidir.

Bilim adamları burada, eğitim yetersizliğinin çocukluk dönemi yoksunluğuna yol açtığını düşünüyor. Geçtiğimiz hafta ''Neurology'' isimli tıp dergisinde yayınlanan bilimsel bir araştırma raporu da bu savı destekliyor. Rapor, 5 ve daha fazla sayıda kardeşe sahip olan çocukların, az sayıda kardeşe sahip olan çocuklara oranla daha büyük bir risk ile karşı karşıya olduğunu ileri sürüyor.

 

Yorum ekle

Sevgili site kullanıcıları;
sadece yazı içeriği ile ilgili yorumlar yapınız. Sorularınızı psidestek@hotmail.com eposta adresine gönderiniz. Bu alanda yöneltilecek sorulara cevap verilmeyecektir...


Güvenlik kodu
Yenile

UYARI:Bu sitede yayinlanan her turlu yazi bilgilendirme amaclidir ve hicbir rahatsizligin tani ya da tedavisinde kullanilmamalidir. sitede yayinlanan yazilarin bu amacla kullanilmasi son derece sakincalidir. yazilarin bu amacla kullanimindan dogacak sorumluluk site ziyaretcilerine aittir. sitemizi ziyaret edenler bu uyariyi okumus ve kabul etmis sayilirlar. bilgilerinize.